18 Aralık 2012 Salı

Başlık Yok

 Annelerin pazarı bitmez. Cepte 1 lira da olsa o pazar komple dolaşılacak, tüm fiyatlara bakılacak. Sıkılırdık, sürekli takip edemezdik, zaman zaman dalardık başka tezgahlara ve o an bir şey olurdu, annemiz aniden ışınlanırdı. Çocuktuk, endişeli gözlerle sağa sola bakardık, tezgahlara uzanan onlarca anne vardı. Yanlarına yaklaşıp hangisi benim annem diye bakardık, bizim annemiz hangisiydi? Pazarın bir ucundan diğer ucuna koşar adımlarla giderdik, zorlu bi süreçten sonra annemiz gelirdi bize kızarak. Sevinç korku arası duygularla sarılırdık annemize ama annemiz kızardı bize "Yanımdan bir daha ayrılma!" diye. Pür dikkat gözlerle onu izler ve pazarın bitmesini beklerdik. Suçluluk duygusuyla ağzımızı açamazdık. Akşam ezanı okunur gün biterdi, eve doğru yol alırdık. O esnada suskunlukları bozan şey annenin bizi babayla tehdit etmesiydi, akşama babayla hesaplaşma vardı. Annelerimize göre kaybolan bizlerdik, oysa kaybolan annelerimizdi diyemiyorduk.
 Çocuktuk, kaybolanın annelerimiz olduğunu ifade edemiyorduk...

0 yorum:

Yorum Gönder

 
;